Ali Yekta Efendi

Esad Erbilî Hazretlerinin (k.s.) halifelerindendi. İlim rütbesi bakımından Ayasofya dersiamlarından âmâ Hâfız Efendi’den icâzetlidir. Çok ârif ve âşık bir zâttır. Eyüp’te Kırkmerdiven’de aile kabristanında medfundur.
Esad Erbilî Hazretlerinin (k.s.) ona verdiği tarîkat icâzetnâmesinin ikinci bölümü şöyledir:
“Hâmil-i varakımız, sulehâ ve ulemâdan ve evlâd-ı mâneviyyemizden Ali (Yektâ) Efendi zikr-i şerîfin telkini ve Tarîkat-ı Aliyye-i Nakşbendiyye ve Kâdiriyye usûlü dairesinde ta’lim için tarafımızdan vekil ve me’zûn ittihâz olunmuştur.”
Ali Yekta Efendi, yüksek tevazû ve fazilet ehli idi. Zülcenaheyndi, yani zâhiri ve bâtınî ilimlerle mücehhez idi. Uzun müddet İstanbul Müftülüğünde vazife görmüş, ferâiz ilminde ismiyle müsemma “yekta” olduğu söylenirdi. Sorulan veraset bahsinde hemen kalem kâğıdı eline alır, bir iki dakikada neticeyi bildirirdi. Hak âşıklarındandı. Pîr-i Ekmel Efendi hazretlerinin (Esad Efendi) icâzetli hülefâsından olmasına rağmen icâzet kâğıdını saklamış, ancak vefatından sonra duyulmuştur. Vefatlarından evvel kütüphâne temizliği yapan damadı Emin Saraç’ın bundan haberi olmuştu. Ona hitaben: “Kitapların arasında bir kağıt bulmuşsun, aman onu kimseye söyleme, mektum tut. O vazifenin ehli ve selahiyetlisi Mahmud Sâmi Hazretleridir” buyurmuşlardır.




